Kayseri TurkiyeKayseri’nin dijital rehberi

Türkiye · Ekonomi

Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti (2026-47)

Toplantı Tarihi: 22 Ekim 2026 1. Devam eden jeopolitik belirsizliklere bağlı olarak enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyir sürmektedir.

Merkez Bankası · 30.10.2026 16:31

Temsili görsel · Central Bank of the Republic of Turkey / Wikimedia Commons, Public domain

Toplantı Tarihi: 22 Ekim 2026

Küresel Ekonomi

1. Devam eden jeopolitik belirsizliklere bağlı olarak enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyir sürmektedir. Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin süresi ve boyutu enerji fiyatlarının gelecekteki seyri açısından belirleyici olmaya devam edecektir. Diğer taraftan, tarım emtia fiyatlarında da olumsuz hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler kaynaklı yüksek seyir gözlenmektedir. Bu durum, enflasyon gelişmeleri ve beklentiler üzerinde yukarı yönlü bir başka risk unsuru olarak ortaya çıkmaktadır.

2. Jeopolitik gelişmelerin etkisiyle, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde 2026 yılı için olumsuz büyüme görünümü sürmektedir. Diğer taraftan, 2027 yılında baz etkilerinin de devreye girmesi ile büyüme oranlarının toparlanması beklenmektedir. Bu çerçevede, küresel ölçekte zayıf ve kırılgan görünümün devam edeceği; Türkiye’nin dış ticaret ortaklarının ihracat paylarıyla ağırlıklandırılan küresel büyüme endeksinin 2026 yılı için yüzde 1,6; 2027 yılı için ise yüzde 2,5 oranında artacağı tahmin edilmektedir.

3. Emtia fiyatlarındaki oynaklığa bağlı olarak küresel enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskler sürmektedir. Merkez bankaları söz konusu riskleri gözetmeye devam ederken, gelişmelerin büyüme ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerini de dikkate almaktadır. Politika faizi fiyatlamaları gelişmiş ülkelerde faiz artırım yönündeki beklentilerin korunduğuna işaret etmektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve El Niño gibi iklim olaylarının yol açtığı olumsuz küresel hava koşullarının neden olduğu arz şokunun ne kadar kalıcı olacağı ve enflasyon beklentilerini ne ölçüde bozacağı küresel para politikalarının seyri açısından önem taşımaktadır. Son dönemde, artan belirsizlik ve risk iştahındaki dalgalanmalara bağlı olarak, gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarından fon çıkışları gözlenirken, portföy hareketleri üzerindeki aşağı yönlü riskler canlılığını korumaktadır.

Parasal ve Finansal Koşullar

4. Bireysel kredilerin 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması 11 Eylül–16 Ekim döneminde yüzde 1 seviyesine gerilemiştir. Bu gerilemede kredi kartı ve ihtiyaç kredilerindeki yavaşlama etkili olmuştur. Türk lirası (TL) ticari kredilerde 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 2,3, kur etkisinden arındırılmış yabancı para (YP) ticari kredilerdeki 4 haftalık büyüme oranlarının ortalaması yüzde 1,2 olmuştur.

5. TL mevduat faiz oranları, 11 Eylül ile biten haftaya kıyasla 102 baz puan azalarak, 16 Ekim ile biten haftada yüzde 42,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde TL ticari kredi faiz oranları (Kredili Mevduat Hesabı ve Kredi Kartı hariç) 680 baz puan azalışla yüzde 41,9 seviyesinde olmuştur. İhtiyaç kredisi (Kredili Mevduat Hesabı hariç) faiz oranları 264 baz puan azalarak yüzde 61,5; konut kredisi faiz oranları 43 baz puan azalarak yüzde 41,5; oynak bir seyir izleyen taşıt kredisi faiz oranları ise 310 baz puan artarak yüzde 43,6 seviyesinde gerçekleşmiştir.

6. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makrofinansal istikrarı ve bankaların likidite yönetimini desteklemek amacıyla kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında değişiklikler yapmıştır. Bu kapsamda, ihtiyaç ve YP kredilerde büyüme sınırı istisnaları güncellenmiş, KOBİ kredilerinin sekiz haftalık büyüme sınırı yüzde 4,5’ten yüzde 5’e yükseltilmiştir. Ayrıca, TL zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranları düşürülmüştür.

7. TCMB brüt uluslararası rezervleri, 11 Eylül’den bu yana 9,6 milyar ABD doları azalarak 16 Ekim itibarıyla 169,1 milyar ABD dolarına gerilemiştir. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 9 Eylül’den bu yana artarak 21 Ekim itibarıyla 251 baz puan seviyesine gelmiştir. Türk lirasının 1 ay vadeli kur oynaklığı 21 Ekim itibarıyla 9 Eylül’e kıyasla yüzde 5,5 seviyesine gerilerken, 12 ay vadeli kur oynaklığı ise gerileyerek 17,9 seviyesinde gerçekleşmiştir. Önceki PPK toplantı haftasından 16 Ekim’e kadar, mevcut hesaplama metodolojisi ile elde edilen sonuçlara göre, Devlet İç Borçlanma Senetleri piyasasından 0,5 milyar ABD doları çıkış gerçekleşmiş, hisse senedi piyasasında ise portföy hareketleri yatay seyretmiştir. Toplam olarak 0,5 milyar ABD doları net portföy çıkışı gerçekleşmiştir.

Talep ve Üretim

8. Ağustos ayında perakende satış hacim endeksinde aylık bazda yüzde 1,4 oranında, çeyreklik bazda ise yüzde 1,7 oranında artış gerçekleşmiştir. Altın hariç perakende satışlar aylık bazda yüzde 0,8 oranında, çeyreklik bazda yüzde 0,3 oranında yükselmiştir. Böylece, altın hariç perakende satışların çeyreklik büyümesi yavaşlamıştır. Aynı dönemde ticaret satış hacim endeksi, aylık bazda yüzde 0,2 oranında artarken, çeyreklik bazda yüzde 1,0 oranında azalmıştır. Hizmet üretim endeksi ağustos ayında aylık bazda yüzde 0,2 oranında, çeyreklik olarak ise yüzde 1,5 oranında artmıştır. Kartla yapılan harcamalar üçüncü çeyrekte çeyreklik bazda yatay seyretmiştir. Beyaz eşya satışları ağustos ayı itibarıyla çeyreklik olarak sınırlı bir artış kaydetmiştir. Otomobil satışları üçüncü çeyrekte, bir önceki çeyrekteki gerilemesini sürdürmüştür. İmalat sanayi firmalarına yönelik anket verileri hem üçüncü çeyrekte hem de ekim ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte kayıtlı iç piyasa siparişlerinde azalışa işaret etmektedir. Geleceğe yönelik iç piyasa sipariş beklentileri ise üçüncü çeyrekte bir miktar artarken, ekim ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte gerilemiştir. Özetle, yakın döneme ilişkin veriler iç talepteki zayıf seyrin devam ettiğini göstermektedir.

9. Ağustos ayında sanayi üretim endeksi, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış olarak aylık bazda yüzde 1,0, takvim etkilerinden arındırılmış olarak yıllık bazda yüzde 1,9 oranında azalmıştır. Çeyreklik bazda sanayi üretimi, ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte yüzde 2,4 oranında gerilemiştir. Ana eğilimi izlemek amacıyla tipik oynaklık sergileyen diğer ulaşım ve benzeri sektörler dışlandığında da sanayi üretimi çeyreklik bazda azalmaktadır. Bu çerçevede, sanayi üretiminin ana eğiliminde zayıflama gözlenmiştir. Eylül ve ekim ayı iktisadi yönelim anketi verileri, gelecek üç aydaki üretim hacmi beklentilerinde azalışa işaret etmektedir. Petrol sektörü hariç tutulduğunda kapasite kullanım oranı üçüncü çeyrekte bir miktar gerilerken, ekim ayı itibarıyla dördüncü çeyrekte artmıştır. Söz konusu artış, taşıt sektörü öncülüğünde gerçekleşmiştir. İnşaat üretim endeksi ağustos ayı itibarıyla üçüncü çeyrekte, çeyreklik bazda yüzde 3,3 oranında artarken, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,1 oranında azalmıştır.

10. Ağustos ayında mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,5 milyon kişi seviyesinde gerçekleşmiş ve bir önceki çeyrek ortalamasına kıyasla sınırlı bir gerileme göstermiştir. Bu dönemde, işgücüne katılım oranı çeyreklik olarak 0,2 puan düşmüştür. İstihdamda ve katılım oranındaki gerilemelerin birbirini büyük ölçüde dengelemesiyle işsizlik oranı çeyreklik olarak yataya yakın seyretmiştir. Anket göstergeleri, imalat sanayi firmalarının geleceğe yönelik istihdam beklentilerinde tarihsel ortalamanın altında seyreden görünümün devamına işaret etmektedir.

11. Ağustos ayında cari işlemler dengesi aylık bazda 4,1 milyar ABD doları fazla vermiştir. 12 aylık birikimli cari açık önceki aya kıyasla 0,6 milyar ABD doları artarak 42,1 milyar ABD doları olmuştur. Seyahat gelirleri aylık bazda 8,2 milyar ABD doları; 12 aylık birikimli olarak 60,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Hizmetler dengesi fazlası ise 63,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşerek güçlü seyrini sürdürmüştür.

…

Bu haber Merkez Bankası tarafından yayımlanan açıklamadan alındı; metin kurumun yazdığı gibidir.

Kayseri Turkiye’de aç Diğer haberler